Yay Burcunda Yeni Ay: Farklı Dünyalar

farkli-dunyalarYay burcu hayatın anlamını keşfetmeye, nerden gelip nereye gittiğimizi anlamaya, gerçeği bulmaya çalışır. Bazen kitapların arasında, bazen yollara düşerek, bazen felsefe, bazen din ile. O yüzden de eğitimle, seyahatle, din ve felsefe ile ilişkilendirilir.

Sadece Yay burçları değil, hemen herkes şu soruları kendine sormuştur: Gerçek ne? Tanrı kim? Tüm bunların anlamı ne? Ölümden sonra ne var? Üzerine fazla gitmese de içinden hissetmiştir, bu soruları soran bir tarafı olduğunu. Ve herkesin kendince bulduğu yanıtlar, inandığı şeyler var. Belki siz bilime inanıyor, bilimsel olmayan şeylere şüpheyle bakıyorsunuz. Belki belli bir dine, mezhebe mensupsunuz, yanıtlarınızı orada buluyor ve kuralların dışına çıkmayı hoş karşılamıyorsunuz. Belki agnostiksiniz (bilinemezci), belki ateist ve inananları anlamıyorsunuz. Belki de benim gibi, evrende tek bir yaratıcı güç olduğuna, bu gücün evrendeki her yeri ve herkesi kapsadığına, hepimizin bu gücün bir parçası olduğumuza ve Tanrı’nın da bu güçten başka bir şey olmadığına inanıyorsunuz. Belki de sizin başka bir yanıtınız var.

Bu soruları sormak güzel, yanıt aramak ve kendince bir şeyler bulmak da. Ancak şunu da farketmek gerek; inandığımız, düşündüğümüz, kendimizce bulduğumuz yanıtlar ne olursa olsun, hala ne olduğunu, nasıl olduğunu bilmediğimiz şeyler var. İspatlanamayan, sadece doğru olduğu kabul edilen şeyler var.

Herşeyi bildiğimizi düşünmek, bizim gibi düşünmeyenlerin kesinlikle ama kesinlikle yanıldıklarından emin olmak ise Yay burcunun gölgesi yani karanlık tarafı. Kendi fikrimizi ve inancımızı mutlak gerçek gibi gördüğümüzde ona tutunup kendimizi güvende hissediyoruz belki de. Bu ise bizi diğer fikirlere ve inançlara tahammülsüz yapıyor. Bizi diğerlerinden ayırıyor, uzaklaştırıyor. Gerçeği aramak için çıktığımız yolda, gerçekten uzaklaşıyor, birbirimizi ötekileştiriyoruz.

Yıllar önce sevgili yoga hocam Yasemin Hanım’ın dediği gibi en büyük tuzak, “olduğumuzu zannetmek”. Sorgulamayı durdurabilir, doğru yanıtları bulduğumuza inanabilir ve konuyu kapatabiliriz. Hatta bizim gibi düşünenlerle biraraya gelir ve bizden farklı olanlara karşı cephe alırsak, ait olma ihtiyacımızı da karşılayabiliriz.

Oysa yeni fikirlere açık olmak, farklı görüşlere ve dünyalara izin vermek gerek. Ki hayatı yaşamanın tek bir yolu olmadığını, dünyada bambaşka görüşler, hayatlar ve seçimler olduğunu görelim, bizden farklı olanın korktuğumuz kadar kötü olmadığını anlayalım ve aslında hiçbir şey bilmediğimizi bilelim.

(Ve asıl gerçek de bu: Aslında hiçbir şey bilmiyoruz ve hayatta hiçbir şeyin garantisi yok. Bu gerçekle yüzleşmekse çok zor. Bu bizi çok savunmasız yapıyor. Bir şeylere tutunmak istiyoruz. Kafayı yememek için… Güvende hissedebilmek için… Kendi fikrimizi ve inancımızı mutlak gerçek gibi görmek, ona tutunup kendimizi güvende hissetmek için…)

Gökyüzünde Bu Ay

Venüs 16 Kasım’dan beri Yay burcunda ilerliyor. Güneş 22 Kasım’da, Merkür ise 28 Kasım’da Yay burcuna giriyor. 22 Kasım’da Yay burcunun ilk derecesinde gerçekleşecek olan Yeni Ay, Venüs ve Satürn ile kavuşumda, Neptün ile çatışıyor. Üstelik Merkür Akrep’te, Mars ve Pluto ise Oğlak burcunda. İyimserlik ve karamsarlık, neşe ve hüzün, hayal ve gerçek birarada. Mantıklı ve gerçekçi olabilir, yapmamız gerekenleri yapabilir, sorumluluklarımızı yerine getirebiliriz. Diğer yandan umutlarımızı yenilemek, hayal kurmak ve gelecek için plan yapmak için de güzel bir zaman. Geçtiğimiz ayın ağır ve kasvetli havası dağılıyor. Önümüzdeki günlerde Yay burcunda ilerleyen Güneş, Merkür ve Venüs, Koç burcundaki Uranüs ve Aslan burcundaki Jüpiter ile olumlu açılar yapıyor olacak. Hayatımıza heyecan getiren yenilikler, özgürlük duygusu, iyimserlik, seyahat ve eğitimle ilgili fırsatlar söz konusu olabilir, kendimizi özgürce ve açıkça ifade edebilir, risk alabilir ve yeni şeylere başlayabiliriz.

2012’den beri etkin olan Uranüs-Pluto karesi bu ay tekrar gerçekleşiyor. Bu son perde ancak bu açı önümüzdeki 4 ay boyunca (2015 Nisan ayına dek) etkili olacak. Kontrolümüzde olmayan büyük değişimlerden geçtiğimiz uzun bir dönemin sonuna geliyoruz. 2012’den beri hayatımız büyük bir hızla değişiyor ve zaman zaman kendimizi son derece güvensiz hissetmemize sebep olan bu değişime uyum sağlamak zor. Sabırlı olmakta, acele etmemekte, neyi neden yapmak istediğimizi iyice anlamakta ve akışa uymakta fayda var.

 

4mevsim

Arşivler