Kova Burcunda Dolunay: Tarafsız, Beklentisiz, Özgür

purpleHayatla, kendimizle, diğer insanlarla ilgili beklentilerimizin bu kadar yüksek olmasının nedeni nedir?

Olanı olduğu gibi kabul edebilmek neden bu kadar zor?

Dünya bize borçlu değil, hayatta hiçbir şey bizim istediğimiz gibi olmak zorunda değil, diğer insanlar bizim için hiçbir şey yapmak zorunda değil. Annemiz, babamız, çocuğumuz bile olsa kimse bizi sevmek zorunda bile değil aslında.

Bunu görmek neden bu kadar zor?

Yüksek beklentiler, hayal kırıklığından başka bir şey getirmiyor.

Yine de olanı olduğu gibi görmek ve kabul etmek zor.

Özellikle iş hayatına girdikten sonra “gerçeklerle” karşılaşmak beni oldukça sarsmıştı. Okuldaki gibi değildi hayat; çalışıp, öğrenip, sınava girip soruları doğru cevaplamak yetmiyor, herkes aynı sınava girmiyordu. Sınavlar çeşit çeşitti; kader, şans ya da tesadüfler soruları doğru cevaplamaktan çok daha kritik bir öneme sahip görünüyordu.

O zamanlar kendimden, başkalarından ve hayattan ne kadar yüksek beklentiler içinde olduğumun, her şeyin nasıl olması gerektiği ile ilgili fikirlerime ne kadar bağlı olduğumun ve etrafımdaki dünyayı ve insanları da bu fikirlere göre değerlendirdiğimin (yargıladığımın) farkında değildim. Hiçbir şeyin benim istediğim ve olması gerektiğini düşündüğüm gibi olması gerekmediğinin farkında değildim. Hayatta bazı şeylerin bana gümüş tepside sunulması gerektiği yanılgısı içinde, hayattan, kendimden ve insanlardan çok şey bekliyor, bir şeyleri çoktan hak etmiş olduğumu zannediyordum.

Özel sektörde çalıştığım 8 yıl içerisinde hayata bakış açım pek değişmediğinden, evlendiğimde bu sefer de evlilikten ve evlendiğim insandan bir sürü beklentim vardı. Kendi hayatımın, yapmak istediklerimin, duygularımın ve mutluluğumun sorumluluğunu almayıp genel olarak dünyaya yönelttiğim tüm beklentiler şimdi evlilik üzerinde toplanmıştı. Bunun yarattığı gerginlikten midir yoksa zamanı geldiğinden midir artık bilmiyorum, yaklaşık 1,5 yıl sonra bir gün uyandım. Hayatı beklentiler üzerinden kurguladığımdan, mutlu olmak için, diğer insanlara ve olan bitene bağımlı olduğumu anladım. Beklentilerin gerçekleşmemesi ya da gerçeğe uymamasının yarattığı hayal kırıklığına kendimi kaptırıyor, gerçekte ne olup bittiğini göremiyordum.

Gerçek 1. Karşımdaki insandan ya da hayattan ne beklersem bekleyeyim, nasıl olmasını istersem isteyeyim boş, hayattaki her şey nasılsa öyle.

Gerçek 2. Daha uzun vadede bir şeyler değişebilir elbet fakat bugünden yarına bir şey değişmeyecek.

Gerçek 3. Herkes kendine göre haklı çünkü herkes doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapıyor, aynı benim gibi.

Şu an geriye dönüp baktığımda hala birçok değerlendirme ve eleştirimin haklı olduğunu düşünebilirim. Fakat anladım ki önemli olan bu değil. Herhangi bir yer, kurum, insandaki kusurları/hataları görmek, şöyle olsa daha iyi olur diyebileceğimiz bir sürü şey bulmak zor değil. Lakin, bir anlamı yok.

Karşımdaki insan, ben, içinde yaşadığım dünya, çalıştığım kurum vs. ne kadar kusurlu/hatalı olursa olsun ya da bana öyle görünürse görünsün, onu -en azından şimdilik- olduğu gibi kabul edebilir miyim? Beklentileri, bir şeylerin nasıl olması gerektiğine dair fikirleri, yargıları, kalıpları bir kenara bırakabilir miyim? Kendimi, karşımdakini ya da çevremi gerçekten anlamaya çalışabilir miyim? Olanın olduğu gibi olmasına -bir süreliğine de olsa- izin verebilir miyim?

Huzur bundan ibaret. Ve beklentisizliğin en güzel tarafı, hayal kırıklığı içinde kaybolmadan, olanı olduğu gibi görebilmek. Dolayısıyla daha doğru adımlar atma ve daha doğru kararlar alma şansı bulmak. Ve asıl paradoksu fark etmek: Biz değişmesini istemekten vazgeçip olduğu gibi kabul ettiğimizde, her nasılsa, durum değişiveriyor.

Kova Burcunda Dolunay

31 Temmuz’da öğleden sonra 13:42’de Kova burcunda Dolunay var. Dolunay’ın Terazi burcundaki Kuzey Ay Düğümü ile üçgen açısı tarafsız, objektif ve soğukkanlı yaklaşımların ilişkiler ve ortaklıklar açısından olumlu sonuç vereceğini gösteriyor.

Aslan burcundaki Merkür’ün Koç burcundaki Uranüs ile üçgen açısı yeni fikirlere açık olarak sorunlara çözüm bulabileceğimizi gösterirken Yengeç burcundaki Mars’ın Akrepteki Satürn ile üçgen açısı enerjimizi yapıcı bir şekilde kullanabileceğimize işaret ediyor.

Geri giden Venüs Jüpiter ile kavuşuma doğru gidiyor, eski sevgililerle bir araya gelmek ve tekrar bir ilişki söz konusu olabilir ancak Satürn bu iki gezegenle kare açı içinde, yani halen çözülmesi gereken bazı konular var.

Gezegen Hareketleri

Geri giden Venüs 31 Temmuz’da tekrar Aslan burcuna giriyor. 3-7 Ağustos arasında Venüs Jüpiter ile kavuşumda olacak fakat Satürn bu kavuşum ile kare açı içerisinde yine. İlişkiler ve finansal konularla ilgili geçmişten gelen fırsatlar olabilir ancak sorumluluklar, kısıtlar ve engeller de var.

Merkür 6-7 Ağustos’ta Venüs ve Jüpiterle kavuşum yaptıktan sonra 8 Ağustos’ta Başak burcuna giriyor. 6-7 Ağustos iletişim, seyahat, zihinsel uğraşlar açısından verimli olabilir fakat birtakım sıkıntılar ve gecikmeler de söz konusu. 7-27 Ağustos arasında detaylı çalışmalar, analizle uğraşmak daha kolay, bu dönemde mükemmelliyetçi ve eleştirel de olabiliriz.

Mars 9 Ağustos’ta Aslan burcuna giriyor. 9 Ağustos sonrasında risk almak, kendimizi ifade etmek ve harekete geçmek konusunda daha güvenli hissedeceğiz.

Jüpiter 11 Ağustos’ta Başak burcuna giriyor ve önümüzdeki bir yıl boyunca (9 Eylül 2016’ya dek) detaylara dikkat etmek, verimli çalışmak, yeteneklerimizi geliştirmek, hatalarımızı düzeltmek ve üretken olmak yönünde hepimizi olumlu etkiliyor.

 

Astroloji Sayfası’na üye olun

 
 
4mevsim

Arşivler