Yeni Bir Dünya

maviay“Kadın, erkeğe oranla daha az katıdır, daha açıktır ve diğer canlılara karşı daha duyarlıdır, dolayısıyla doğal dünyayla daha fazla uyum içindedir… Gezegenimizdeki eril ve dişil enerjiler arasındaki denge bozulmasaydı, ne doğaya savaş açar ne de kendi varlığımıza bu kadar yabancılaşırdık…Kendi içlerindeki dişil özellikleri inkar eden erkekler şimdi dünyayı yönetmektedir ve bu yüzden de dünya ruhsal dengesini kaybetmiştir.”

Eckhart Tolle

Geçen hafta 20 yaşında üniversite öğrencisi bir genç kız evine gitmek için bindiği dolmuşta katledildi. Böyle olaylarda kızgınlık ya da öfke değil de sürekli bir ağlama isteği ya da ağlama hali hasıl oluyor bana. Elbette ki hepimiz suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Fakat “bunlar cani, canavar, Allah belalarını versin, çok çok ağır cezalar konsun ki caydırıcı olsun” demek çözüm değil. Çok çok ağır cezalar da bu olayların sonunu getirmeyecek.

Yurt dışında yaşayan Hintli bir gazetecinin benzer bir olay sonrasında Hintli erkeklerde farkındalık yaratmak için yazdığı bir yazı var:

… vahşice işlenen bir tecavüzü protesto etmek kolaydır. Şimdi beni iyi dinle, çünkü aslında bu olayın altında değiştirilmesi çok zor kalıplaşmış eylemler var. Mesela artık annen, kız kardeşlerinden önce sana yemek servisi yaptığında onu reddetmeyi öğrenmelisin. …ondan önce davranıp kendi yiyeceğini kendin servis etmelisin. Hatta yemek pişirmeyi, temizliği, bulaşığı eşit olarak paylaşman gerekiyor…

… bu yaptığın bir lütuf değil bir alışkanlık olmalı. Ve inan bana böylesi alışkanlıkları edinmek orta sınıf Hint değerleriyle yetişmiş biri için çok zor.” 

Hindistan kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz olaylarının çok yaygın olduğu ataerkil bir ülke. Türkiye’nin farklı olduğunu söyleyebilseydik keşke. Evet, vahşice işlenen bir tecavüzü protesto etmek kolay, peki ya günlük hayatımızda ataerkil düzeni hiç farkında olmadan koruyup devam ettirdiğimiz davranışlar? Dünyada eril-dişil enerji dengesi yüzyıllardır bozulmuş durumda. Madalyonun bir yüzü egosu şişmiş erkek, diğer yüzü ise gücünden vazgeçen kadın.

Suçluları idam etmek, cezalandırmak işin kolayı, lakin çözüm değil. Çözüm egosu şişmiş erkeğin korkularının, kendini güçsüz zanneden kadının ise gücünün farkına varması. Dünya eril-dişil enerji dengesini yeniden kurma sürecinde, bu çoktan başladı bile. Ve kadın çok çok önemli bu değişimde. Çünkü kadın değişime daha yatkın, çünkü kadın anne ve annesi bir çocuğun hayatındaki en önemli figür, çünkü hak verilmez alınır. O yüzden de önce biz başlamalıyız bu dengeyi tekrar kurmaya, kendi içimizde ve kendi hayatımızda.

Eğer biz kadınlar, kızlarımıza “kalk abine, erkek kardeşine su getir” vs. diyor, kızımıza oğlumuzdan farklı davranıyorsak, ev işlerini tek başımıza yükleniyor ve eşimizin yapabileceği şeyleri yapmamasına ses çıkarmıyorsak, sevgilimizin giysilerimize, yapmak istediklerimize, gitmek istediğimiz yerlere karışmasına izin veriyor, o rahatsız olmasın diye kendimizi kısıtlıyorsak, erkek egemen kültürün dayattıklarına meydan okuyan kadınları “özgür” yaşam tarzları, ilişkileri ya da kıyafetleri için yargılıyor, cinsiyetçi söylemlere karşı çıkmıyor hatta farkında olmadan biz de kullanıyorsak (kadın yerine bayan demek gibi) maalesef daha çok yolumuz var.

Kanıksadığımız bu ve bunun gibi davranışların sistemin devamına nasıl katkıda bulunduğunu göremiyor olabiliriz. Görsek bile alışılagelmiş kalıpların dışına çıkmak kolay değil. Fakat biraz olsun rahatımızı bozmadıkça bir şeylerin değişmesini beklemek boş.

Kova Burcunda Yeni Ay

20 Ocak’ta Kova burcunun ilk derecesinde Yeni Ay gerçekleşmişti. 19 Şubat’ta yine Kova burcunda fakat bu sefer son derece ve son dakikada (29° 59’) bir Yeni Ay var. Yeni Ay’dan bir dakika sonra Ay, 3 dakika sonra ise Güneş Balık burcuna geçiyor. Yeni Ay başlangıçları gösterse de yol alabilmek için belli ki bir şeyleri geride bırakmaya ihtiyacımız var. Karar vermek için acele edebilir, bir an önce bazı şeyleri bitirmek ve önümüze bakmak isteyebiliriz.

Yeni Ay Kova burcunun son derecesinde, Uranüs ve Pluto’nun ortasında, Neptün’ün yanında, Satürn ile kare açı yapıyor. Venüs Balık burcunda Mars ile kavuşumda, Merkür ise Kova burcunda Satürn ile uyumlu açı içerisinde. Kova burcu modernliği, laikliği, insan haklarını, bireyselliği ve özgürlüğü; Balık burcu ise ruhsal anlayışı, sezgiyi, şefkati ve duyarlılığı simgeliyor. Toplumsal konulara en duyarlı ve hepimizin birbirimizle derinden bağlı olduğumuzun en çok farkında olan burçlar Kova ve Balık. Farkındalığımızın arttığı bu günlerde, toplumsal değişim, hak ve özgürlükler için bir araya gelebiliriz. Diğer yandan Yeni Ay hem 2012-2015 arasında etkin olan Uranüs-Pluto karesi ile hem de önümüzdeki yıl etkili olacak olan Satürn-Neptün karesi ile bağlantıda. Değişimin tam ortasında, gerçekler ve idealler arasında kalmış durumdayız. Yeni Ay’ın ilginç konumu (Kova 29° 59’) ve yaklaşmakta olan son Uranüs-Pluto karesinin tam ortasında yer alması değişim sürecinde bir şeylerin tamamlanmakta olduğunu ve uyanmakta olduğumuzu da gösteriyor.

20-24 Şubat arasında Venüs ve Mars Koç burcunda kavuşumda. Cesur olabilir, yapmak istediklerimizle ilgili harekete geçebilir ve atak davranabiliriz ancak başına buyruk, aceleci ve sabırsız olma tehlikesi de var. Yeni ilişkiler ve projeler için güzel bir zaman.

22-24 Şubat arasında Güneş Satürn ile kare açı yapıyor. Sorumluluklar ağır basıyor, kısıtlanmış hissedebilir, otorite figürleri ile çatışabiliriz. Farklı düşüncelere açık olmaya çalışmalıyız.

25-27 Şubat arasında Güneş Neptün ile kavuşumda. Hayal kurmak,meditasyon yapmak için güzel bir dönem. Hassas ve şefkatli olabilir, özverili davranabiliriz. Yanılgılara karşı dikkatli olmak gerek.

25 Şubat-10 Mart arasında Jüpiter Uranüs ile üçgen açı yapıyor. Teknoloji ile ilgili gelişmeler olabilir, özgür hissedecek ve yeni deneyimlere açık olacağız. Beklenmedik fırsatlarla karşılaşabiliriz.

 

4mevsim

Arşivler